Rusya’da eğitimle ilgili herkesin söyleyecek bir sözü var.
Kimisi çok kolay diyor, kimisi fazlasıyla zor.
YouTube’da bir video açıyorsun, övgü. Diğerini açıyorsun, pişmanlık. Enine
boyuna, iyisiyle kötüsüyle anlatanların sayısı bir elin parmağını geçmiyor.
Bu noktada kafada tek bir soru kalıyor:
Rusya’da üniversite okumak gerçekten mantıklı mı, yoksa anlatılanların hiçbiri
gerçeği tam olarak yansıtmıyor mu?
Eğer bu yazıyı okuyorsan, büyük ihtimalle sen de bu ikilemin
içindesin. Gitmek istiyorsun ama kafan karışık. Kabul süreci, danışmanlar,
eğitim sistemi, dil bariyeri… Hepsi üst üste geliyor.
Bu yazıyı, Rusya’da üniversite eğitimi almış ve eğitim
sürecinde hem Türk hem de yabancı öğrencileri yakından gözlemleme fırsatı
bulmuş biri olarak yazıyorum.
Amacım seni yönlendirmek değil; kafandaki sis perdesini kaldırmak.
Şunu en baştan net bir şekilde söyleyeyim:
Rusya’da üniversite okumak herkes için uygun değil.
Ama doğru kişi için, doğru beklentiyle çok ciddi bir fırsata dönüşebilir.
Sınavsız Eğitim Denince Herkesin Yanıldığı Nokta
Rusya’da üniversite eğitimi denince en çok duyulan
cümlelerden biri şudur:
“Sınavsız giriliyor.” Neredeyse her sitede bunu görüyor olabilirsin.
Bu ifade tek başına doğru gibi görünür ama çoğu öğrenciyi
yanıltan asıl nokta da tam olarak burada başlıyor. Çünkü sınav yok sanılırken
aslında sınavın yeri değiştirilmiştir.
Rusya’daki üniversiteler, Türkiye’deki gibi merkezi bir
sınav sistemiyle öğrenci almaz. Yani YKS benzeri bir baraj yoktur. Bu,
özellikle sınav stresi yaşayan öğrenciler için cazip görünür. Ancak bu durum,
hiçbir akademik eleme yok anlamına gelmez.
Gerçek şu:
Rusya’da üniversiteye kabul kolay, üniversitede kalmak ve bölüme geçmek zordur.
Öğrenci önce hazırlık eğitimine alınır. Bu süreçte yalnızca
dil öğrenmez; aynı zamanda gireceği bölümün temel dersleriyle de karşılaşır.
Tıp düşünen biri biyoloji ve kimya görür, mühendislik düşünen biri matematik ve
fizik. Ve bu derslerin sonunda üniversitenin kendi yaptığı bölüm sınavına
girilir.
İşte birçok öğrencinin hazırlıksız yakalandığı nokta
burasıdır.
“Sınavsız” kelimesine güvenip gelen ama hazırlık sürecini
ciddiye almayan öğrenciler bu aşamada zorlanır. Derslere düzenli girmeyen,
“dili nasıl olsa öğrenirim” diye erteleyen ya da üniversite disiplinine uyum
sağlayamayan, yani sürekli devamsızlık yapan, ödevlerini zamanında teslim
etmeyen öğrenciler için süreç sandıklarından çok daha ağır hâle gelir.
Bu yüzden geri dönen öğrencilerin büyük bir kısmı aslında
“sınav olmadığı için” değil, sistemi yanlış anladığı için geri döner.
Öte yandan kalan öğrenciler neden kalabiliyor?
Çünkü onlar şunu en baştan kabul eder:
Rusya’da üniversite okumak, sınavdan kaçmak değil; sorumluluğu ötelememektir.
Hazırlık dönemini ciddiye alan, derslerde devamlılık
sağlayan, dil konusunu hafife almayan ve “nasıl olsa geçerim” rehavetine
girmeyen (çünkü geçemezsiniz) öğrenciler için sistem çalışır. Hatta bazı
bölümlerde, Türkiye’deki yoğun rekabetten sonra Rusya’daki eğitim modeli daha
anlaşılır ve sürdürülebilir bile olabilir.
Özetle mesele şudur:
Rusya’da üniversiteye girmek kolay olabilir.
Ama üniversite öğrencisi olmak kolay değildir.
Ve bu farkı baştan anlayanlarla sonradan fark edenler
arasında ciddi bir sonuç farkı oluşur.
Kimler Rusya’da Üniversite Okumamalı?
Bu kısmı özellikle yazıyorum çünkü bu soru genelde
cevaplanmaz veya yeterince açıklanmaz. Çoğu yerde “kimler gidebilir?” anlatılır
ama “kimler gitmemeli?” bilinçli olarak es geçilir. Oysa en doğru kararlar,
kime uygun olmadığını bilerek verilir.
Şunu en baştan net söyleyeyim:
Rusya’da üniversite eğitimi herkes için uygun değil.
Bu bir eleştiri değil, bir gerçek.
Disiplin problemi olanlar
Rusya’daki üniversiteler için başlangıçta “peşinden koşan”
sistem diyebiliriz.
Hazırlık fakültesinde öğretmenler sizi derse gelmediğiniz için ararlar, hatta
ödevinizi yapmadığınız için kızarlar ama bu ilk 3–4 ay içerisinde olur.
Ardından öğretmenler hangi öğrencinin okuyabilecek, hangisinin okuyamayacak
durumda olduğuna karar verirler ve devamsızlık devam ederse okuldan atılma ile
sonuçlanır.
Özgürlük vardır ama bu özgürlük sorumlulukla gelir.
Eğer:
Düzenli ders çalışma alışkanlığın yoksa
Son hafta çalışırım diyorsan
Kontrol edilmeden motive olamıyorsan
Devamsızlık yapma gibi bir sorunun varsa
Rusya seni zorlar.
Çünkü sistem seni itmez, ayırt eder ve maalesef uzaklaştırır.
Dil konusunu hafife alanlar
“Zamanla öğrenirim” cümlesi, Rusya’da en çok kurulan ama en
pahalıya patlayan cümlelerden biridir.
Hazırlık eğitimi sadece bir formalite değildir.
Dil, bu sürecin anahtarıdır.
Dili ciddiye almayan öğrenci:
Dersleri anlayamaz
Sınavda zorlanır
Akademik özgüvenini kaybeder
Bu da zincirleme bir kopuşa neden olur.
Burada sorun zeka değil, hazırlıksızlıktır. Kendinizi
Rusya’da üniversite okumak fikrine inandırmalısınız; aksi takdirde gelip
dönenlerden olursunuz. Bu kadar net söylüyorum bunu.
Aile baskısıyla gelenler
Bu madde çok önemli ve genelde kimse açık açık söylemez.
Eğer Rusya’da eğitim fikri:
Senin değil de ailenin fikriyse
“Bir dene bakalım” diye gönderiliyorsan
Ne istediğinden emin değilsen
Bu yolculuk ağır gelir. Tabii bu zorluğu aşmak senin elinde
veya tersine çevirip güzel bir dil eğitimi alıp dönme şansın da var.
Yurt dışı eğitimi, özellikle Rusya gibi sistemli ama sert
ülkelerde istek işidir.
İstek yoksa en iyi üniversite bile yük olur; güzel bir anı olarak kalması ise
senin elinde.
Her şeyi danışmandan bekleyenler
Danışman destek olur, yol gösterir ama senin yerine
okuyamaz.
“Nasıl olsa danışman halleder” düşüncesiyle gelen öğrenciler, ilk ciddi
akademik engelde bocalar.
Çünkü üniversite sistemi şunu bekler:
Bu öğrencinin sorumluluğu kendisine ait. Evet, danışmanlık şirketi getirdi,
bütün işlemlerini yaptı ama artık geri çekilmeli, der.
Danışman bir araçtır, taşıyıcı değil.
Sadece kaçmak için gelenler
Türkiye’den kaçmak…
Sınavdan kaçmak…
Aileden kaçmak…
Eğer tek motivasyon buysa sorun ülke değil, yön duygusudur.
Bu benim düşüncem tabii ki.
Rusya, kaçanları değil; ne istediğini bilenleri taşır.
Diğerleri bir noktada durur ve “ben neden buradayım?” sorusuyla baş başa kalır.
Kısa ama net özet
Rusya’da üniversite okumak:
Disiplin ister
Dil ciddiyeti ister
Karar netliği ister
Bunlar yoksa sistem seni zorlar. Varsa önünü açar.
Bu yüzden bu yazının başında söylediğim cümleyi tekrar
ediyorum:
Rusya’da üniversite okumak herkes için uygun değil. Ama doğru kişi için, doğru
beklentiyle çok güçlü bir avantaja dönüşebilir.
Rusya’da Kalanlarla Geri Dönen Öğrenciler Arasındaki Asıl
Fark
Rusya’da üniversiteye başlayan öğrencilerin büyük bir kısmı
ilk aylarda benzer şeyler yaşar.
Yeni bir ülke, yeni bir dil, yeni bir sistem…
Başta herkes eşittir.
Ama bir noktadan sonra yollar ayrılmaya başlar.
Aynı üniversite, aynı şehir, aynı bölüm…
Birileri kalır, birileri döner.
Bu fark çoğu zaman sanıldığı gibi zeka, şans ya da para
farkı değildir.
Asıl fark yaklaşım farkıdır.
Dönenler süreci geçici görür, kalanlar sahiplenir.
Geri dönen öğrencilerin ortak bir özelliği vardır:
Rusya’yı bir deneme olarak görürler.
“Olmazsa dönerim” düşüncesi başta masum gibi görünür ama
zihnin bir köşesinde sürekli açık duran bir kaçış kapısıdır. İlk zorlanmada bu
kapı kendiliğinden açılır ve hemen Türkiye’ye dönmek isterler.
Kalan öğrenciler ise süreci sahiplenir.
Zorlandıklarında kaçmayı değil, uyum sağlamayı düşünürler.
Bu sahiplenme, zamanla dili öğrenme hızına, derslere
yaklaşımına ve sosyal hayata yansır.
Mesele cesaret değil; kararlılıktır. Gelmeye karar vererek
büyük cesaret gösteriyorlar zaten ama burada devam etmek için kararlılık
gerekiyor.
Dönenler hazırlık sürecini küçümser, kalanlar ciddiye
alır
Hazırlık eğitimi, Rusya’da üniversite okumanın en kritik
aşamasıdır.
Ama geri dönenlerin büyük bir kısmı bu dönemi “zaten geçilir” gözüyle görür ama
geçilmiyor.
Dersleri aksatır, dili erteler, sınavları hafife alır; sonra
bölüm sınavı geldiğinde şaşırırlar, “ne yapacağım, ben olmuyor” demeye
başlarlar.
Kalan öğrenciler ise hazırlık dönemini asıl eğitim olarak
görür.
Çünkü şunu bilirler:
Bu dönem iyi geçmezse sonrası zaten olmayacaktır.
Hatta buna kendi arkadaşımdan bir örnek vermek istiyorum.
Benden iki sene sonra gelmişti ve hazırlık eğitiminde eğitim hariç her şeyle
ilgileniyordu ve olmadı. Bir sene sonra yine denedi, yine olmadı; yine denese
yine olmayacağına adım kadar eminim diyebilirim.
Aradaki fark çalışkanlık değil, öncelik sıralamasıdır.
Önceliğiniz eğitim olmak zorundadır.
Dönenler yalnız kalır, kalanlar sistem kurar
Yurt dışına giden birçok öğrenci ilk aylarını yalnız
geçirir. Bu normaldir.
Ama burada bir ayrım başlar.
Dönenler bu yalnızlığı içine kapanarak yaşar.
Kalanlar ise yavaş yavaş bir düzen kurar:
Ders arkadaşları
Günlük rutin
Küçük ama istikrarlı alışkanlıklar
Spor aktiviteleri, arkadaş toplulukları
Rusya, sosyal anlamda kendiliğinden akan bir ülke değildir.
İlişki kurmak çaba ister. Bu çabayı göstermeyenler yalnızlaşır, yalnızlaşanlar
ise kopar. Çekinmeden öğrenci topluluklarına, dil gruplarına katılmalısınız.
Türk olmanın avantajı Rusya’da eğitiminize tahmin edebileceğinizden çok daha
fazla katkı sağlayacaktır.
Dönenler zorluğu kişisel algılar, kalanlar sürecin
parçası olarak görür
Ders zor gelir, dil ağır gelir, sistem soğuk gelir.
Dönen öğrenci şunu düşünür: “Ben yapamıyorum, hocalar bana taktı (hoca sana
neden taksın?), insanlar kaba…”
Kalan öğrenci ise şunu düşünür: “Bu sistem böyle, ben buna
uyum sağlamalıyım.”
Bu bakış açısı farkı çok kritiktir. Çünkü biri özgüveni
kemirir, diğeri güçlendirir.
Sistemle kavga etmeye çalışmayın, kabullenin. Her toplumun
kendi yaşayış tarzı ve kültürü var; buna ayak uydurursanız her şey su gibi akıp
gidecektir.
Dönenler için tek bir kötü an yeterli, kalanlar uzun
vadeye odaklanır
Herkes zorlanır. Herkes bir sınavdan kalabilir. Herkes bir
gün “neden buradayım?” diye sorar. Ben de defalarca sordum.
Ama geri dönenler bu anları son nokta gibi görür. Kalanlar
ise bu anları sürecin doğal bir parçası olarak kabul eder ve gerçekten bu
sürecin doğal bir parçası. Süreci sevmeniz size çok büyük bir artı katacaktır.
Rusya’da üniversite okumak istiyorsanız buna takılmayın;
süreç uzun. Her tökezlemede “valizimi toplayayım” derseniz sorun büyük.
Net gerçek şudur:
Rusya’da kalanlarla dönenler arasındaki fark:
● Zeka farkı değildir
● Şans farkı değildir
● Üniversite farkı değildir
Bu fark, beklenti ve yaklaşım farkıdır.
Aynı şartlarda, aynı sistemde, aynı zorlukları yaşayan
öğrencilerden bazıları ilerler, bazıları geri döner.
Çünkü biri süreci taşır, diğeri süreç tarafından taşınmayı bekler.
Bu Kararı Vermeden Önce Kendine Sorman Gereken Sorular
Rusya’da üniversite okumak bir hevesle alınacak bir karar
değil. Bu yolculuk, doğru sorular sorulmadan başlarsa en güçlü sistem bile
insanı zorlar.
Karar vermeden önce kendine dürüstçe şu soruları sorman
gerekiyor:
Bu kararı gerçekten ben mi istiyorum?
Ailem mi istiyor?
Çevrem mi yönlendiriyor?
Yoksa bu benim kendi hedefim mi?
Bu sorunun cevabı net değilse süreç boyunca motivasyonun da
net olmaz ve dönersin.
Dil konusunu gerçekten ciddiye alıyor muyum?
“Zamanla öğrenirim” demekle “Bu işi gerçekten öğrenmem
gerekiyor” demek arasında büyük fark var.
Rusya’da eğitim dili merkeze koyar. Dil olmadan ilerleme olmaz. Dil olmadan
alışveriş yapamayız, arkadaş edinemeyiz; önce dil!
Zorlandığımda kaçmak mı, uyum sağlamak mı isterim?
İlk başarısızlıkta vazgeçen biri misin, yoksa hatayı analiz
edip yoluna devam eden biri mi?
Rusya’da üniversite okumak bu sorunun cevabını sana hızlıca verir.
Uyum sağlarsan, az önce de dediğim gibi her şey su gibi akıp
gidecektir.
Bu süreci bir yatırım olarak görüyor muyum?
Zaman, emek, para… Hepsi bu yolun parçası.
Kısa vadede zorluk yaşanabilir. Ama uzun vadede ne istediğini biliyor musun?
Bu soru çok önemli!
Tek başıma karar verebiliyor muyum?
Yurt dışında eğitim bağımsızlık ister. Her adımda
birilerinin seni itmesini bekliyorsan süreç ağır gelir. Danışmanlar da seni bir
noktaya kadar itebilir.
Ama sorumluluk almaya hazırsan sistem seni taşır.
Son söz
Rusya’da üniversite okumak:
● Ne mucize
● Ne felaket
Doğru kişi için doğru şartlarda anlamlıdır. Yanlış
beklentiyle başlandığında ise yıpratıcı olur.
Bu yüzden acele etme.
Araştır.
Sor.
Kendinle dürüst bir şekilde konuş.
Doğru karar, en hızlı verilen karar değildir.
En net verilen karardır.
Rusya’da üniversite okumak herkes için uygun değildir. Bu yazıda hangi kişilik özelliklerine sahip öğrencilerin Rusya’da eğitim sürecinde başarılı olabildiğini, kimlerin zorlandığını ve karar vermeden önce hangi soruların sorulması gerektiğini detaylı şekilde ele alıyoruz. Sorumluluk, sabır, disiplin ve kültürel uyum konularını gerçek deneyimler üzerinden inceliyoruz.
Yorumlar
Gerçekten harika bir içerik, Rusya'da doktora yapmak istiyorum ve bununla alakalı bir içerik bekliyorum